Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme

23 Haziran 2009 - Yazar: yliz - 1.484 kere okundu

Doğru ve düzenli beslenmenin bizi sağlıklı yaptığını, kaliteli yaşamamızı hatta zinde bir yaşlılık dönemi geçirmemizi sağladığını hepimiz biliyor ve her fırsatta dile getiriyoruz. Ama bu bilgileri genellikle ideal kiloya kavuşmak için kullanıyor ve sonra unutuyoruz.

Bu yazıda bir diyet programından değil, kilo verme, koruma ve hayallerinizdeki hayatı yaşayabilmenin temelini atmanızda size destek olacak bir yoldan bahsedeceğim. Bu yöntemle beslenmenin ve yaşamanın güzel yanı ise size yiyeceklerinizin kısıtlanmadığı rahat bir yaşam sunması.

Bu şekilde beslenerek yaşamanın ve kendinizi severek özen göstermenin hayatınızın her alanında sizi cesaretlendirdiğini göreceksiniz…

Yağ Yakma Kimyanızı Düzeltin

Öncelikle vücudunuzun doğal kimyasını ve hormonal dengesini en uygun yağ yakma makinesine dönüştürmelisiniz. Bu da dilden dile dolaşan ama aslında yüzeysel olarak bilinen üç şey ile mümkün olur :

• Sık öğün

• Uygun porsiyon miktarı

• Düşük glisemik indeksli kompleks karbonhidrat içeren, yağsız protein ve yararlı yağların birleşiminden oluşan dengeli öğünler.

Günde Beş Öğün İdeal

Metabolizmayı, enerjiyi, zihinsel ve duygusal pozitifliği optimize etmek için, günde 5 öğün yemeyi hedefleyin ve öğün atlamayın. Bazen kendinize öğünler hazırlamak için enerji ve zamanınız yokmuş gibi hissedebilirsiniz ama bu başarınız için önemlidir. Vücudunuz ve metabolizmanız ne zaman yakıp ne zaman koruması gerektiğini bilecek şekilde tasarlanmışlardır. Eğer öğün atlarsanız, vücudunuz programlandığı şekilde davranır ve yakmayı durdurur. Sadece birkaç lokma yemenin bile metabolizmanıza herşeyin yolunda olduğuna dair sinyaller göndereceğini unutmayın! İdealinde bu beş öğün, kahvaltı, öğle öncesi aperatif, öğle yemeği, öğleden sonra aperatif ve akşam yemeğidir. Özel durumda, akşam yemeği sonrası sağlıklı ve lezzetli yağ yakıcı tatlı veya meyveyi tercih edebilirsiniz. Bu beş ideal öğün, metabolizmanızın mükemmel bir şekilde yakmasını ve beyninizin bu istikrarlı yakıt kaynağını beğenerek vasatın altındaki yiyecekleri isteyen dürtülerinize meydan okumasını sağlar.

Biliyorum ki özellikle çikolata seven, tatlıya dayanamayan, gün içinde canı sürekli abur cubur isteyen biriyseniz, bu önerilerim sizi zorlayacak gibi geliyordur. Ama kısa bir alışma döneminden sonra bu isteklerinizin azalacağından emin olabilirsiniz. Kendinize inanamayacaksınız…

Doğru Porsiyon Ölçüleri

Peki bu öğünlerde ne kadar yemelisiniz? Öncelikle bilmelisiniz ki porsiyon büyüklüğünün açıklaması bir tane değil. Mesela bir poğaça birkaç dilim ekmek değerindedir. Bu poğaçanın büyüklüğü bir dilim ekmeğe yakın olabilir; bir tane poğaça yersiniz ama bu bir değil birkaç dilim ekmeğe denk gelir. Bu nedenle yediklerinizi içeriğine göre değerlendirmelisiniz.

Günlük yiyeceklerinizi porsiyon büyüklerinizi belirlemek için ölçmelisiniz. Bazı yiyecekleri paketlerinin üzerinde yazan yağ – kalori tablosuna göre değerlendirebilirsiniz. Sebze, et gibi yiyeceklerde ise makul bir ölçüde kalmaya çalışın. 5 öğün yediğiniz zaman karnınızın çok acıkmasına izin vermemiş olacaksınız. Bu nedenle ana öğünlerinizi kontrol etmekte zorlanmayacaksınız. Yine de eğer makul bir ölçü sayabileceğimiz bir tabak yemekle doymazsanız yemeğe hemen devam etmemeye çalışın. Salata ile midenizi susturmaya çalışın!

Öğünlerinizin büyüklüklerini belirleyebilmeniz ne kadar yediğinizi ölçmenize yardımcı olacak. Doğru porsiyon ölçülerinde yeme alışkanlığı edindiğinizde iştahınız ve hormonlarınız yeniden dengelenerek, etkili ve kalıcı kilo kaybına sebep olacak ve ideal kilonuza kavuşmuş olacaksınız.

Kalorileri Ölçmek

Araştırmalara göre, kalori kısıtlamaları sadece insanın ömrünüzü uzatmaz, aynı zamanda kan basıncını düşürür ve kansere ve diğer hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Peki kalori kısıtlaması sizin için ne anlama geliyor? Eğer porsiyonlarınızda makul ölçülerde kalabiliyorsanız kalori saymanıza gerek yok. Ama yine de ne yediğinizin farkında olmalı ve hangi yiyeceklerin yüksek kalorili olduğunu bilmelisiniz. Bir tavsiye isterseniz şu oranları uygulayabilirsiniz: % 25 – 40 arası yağsız protein, % 40 – 50 arası düşük glisemik karbonhidrat ve % 20 – 30 yararlı yağ. Bu oranlara göre doğru besinler seçerseniz ve porsiyon ölçülerine dikkat ederseniz uygun miktarda kalori almış olursunuz.

Hormon Dengesini Sağlamak

Kilo veremediğimizde bazen suçu hormonlarımıza atarız. Eğer dengeli beslenmiyorsanız bu doğru olabilir. Hormonlarımız vücudumuzun yaşadığı her psikolojik süreçte rol oynarlar ve vücut dengesini ve düzenini korumak için sürekli çalışırlar. Metabolizmanızı ateşleyerek hedefinize ulaşmak ile onu yavaş bırakarak hüsrana uğramak ne kadar doğru ve ne kadar dengeli beslendiğinizle ilgilidir.

Düşük glisemik indeksli kompleks karbonhidrat, yağsız protein ve yararlı yağları dengeli olarak tüketmeniz metabolizmanızı yüksek hızlarda çalıştırabilmenizi ve bunu devam ettirebilmenizi sağlar. Doğru bir şekilde dengelediğinizde bu şekilde beslenmek, kan şekeri seviyenizin ve yağ yakımınızın ideal seviyelere gelmesinin yanında ruh sağlığınızı geliştirmenizi ve daha sağlıklı yaşamanızı sağlar.

Yorumunuzu yazın

Camsıva ile Işıltılı Evler Asgari Ücret 2010 Renklerin Psikolojisi Gelir Vergisi Tablosu 2008