Avrupa Gezisi 2008 – Floransa

29 Eylül 2008 - Yazar: ssuullee - 1.952 kere okundu

Floransa’ya gittiğimde o kendine özgü mimarisi kendini hemen belli etmişti, yani bana Roma’nın veya başka bir şehrin devamıymış gibi gelmemişti.

Bu sefer haritam olmadan da önemli yerleri bulabildim, çünkü Floransa’nın fazla karmaşık sokakları yoktu. Başlangıç olarak merkeze, yani Santa Maria del Fiore meydanına gittim. Sizin de yolunuz oraya düşerse meydandaki katedrali (Floransa Katedrali) gezmenizi ve kulesine çıkmanızı da tavsiye ederim. Giriş ücretli, asansör yok ve merdivenleri 463 basamaktır. Ama en üste çıktığınızda şehrin görünümü süperdir, yani çıkmanıza değer. Hemen yanında çan kulesinin de 400’e yakın basamağı var, manzara için ikisinden birini tercih edebilirsiniz.

Floransa [singlepic id="379" w="295" h="" mode="" float="" ]

463 basamağın yorgunluğunu attıktan sonra merkezden bir otobüsle Michaelangelo Parkı’na gittik. (otobüse önce bileti nerden alacağımızı bilemediğimizden, içerden almak için biletsiz bindik ama baktık kimse bilet veya kart basmıyo makinelere, biz de beleş gidip gelmeye başladık :) otobüslere ön kapıdan veya arka kapıdan binebiliyorsunuz ve geçip yerinize oturduğunuzda kimse de dönüp bakmıyor. Belediyenin sadece bir hizmeti veya paraya ihtiyacı olmadığını düşünüyorum) Burası da yüksekte şehri rahatça görebileceğiniz, insanı dinlendiren, ağaçlık bir yer. Burada işportacılar ve el becerilerini gösteren birçok kişi vardır. Hayatınızda hiç görmediğiniz sanat çeşitleriyle bu şehirlerde tanışabilirsiniz. İtalya bu konuda oldukça gelişmiş bence. Sadece karakalem veya yağlı boyayla kalmayıp sprey boyalarla iki dakikada manzara resmi yapanlar, isminizin harflerini gün batımı veya hayvan figürlerine benzeterek renkli renkli yazanlar, kaldırımlara ünlü ressamların tablolarını tebeşir gibi renkli boyalarla yapanlar… İnsan sadece mimariye değil bu sanatlara da hayran kalmaktan kendini alamıyor. Tabii bir de canlı heykeller var, Avrupa’nın her turistik şehrinde bu sanata mı veya işe mi demeliyim bilemiyorum rastlarsınız. Maske takanlar neyse de yüzünü boyayarak da heykel görünümü verenler gerçekten çok başarılı!

Akşama doğru buradaki işportacılar gibi orda da sokaklara satıcılar dökülür. Pazarlık yaparlar ama çok ısrarcı olursanız da kızıverirler ;)

Akşam Floransa’nın sokakları adeta sahne gibidir. Kaliteli müzikler çalınır. Loş ışıkta, tarihi bir yapının önünde hafiften gelen bir gitar sesi eşliğinde günün yorgunluğunu atmak çok keyiflidir. Hemen hemen bütün sokak çalgıcılarının albümü vardır. Dilerseniz bu kişilerin albümlerini 10 euroya satın alabilirsiniz.

Sonraki Bölüm : Avrupa Gezisi Pisa;)

Yorumunuzu yazın

Probiyotikler – Yararlı Bakteriler Bergüzar Korel & Halit Ergenç Düğünü Uyku Evreleri ve Uyku Döngüsü Sedef Çalarken – Kemal Edes Markaları: Osman