Hollandalı araştırmacılar laboratuar ortamında domuz kas hücrelerini çoğaltmayı başardılar. Günün birinde yenebilecek yapay et elde edebileceklerini iddia ediyorlar. Hatta bazı uzmanlar önümüzdeki beş yıl içinde yapay etlerin raflarda yerini alacaklarını söylüyorlar.
Vejetaryenler de bu süreci destekliyor sonuçta herhangi bir hayvanın ölmesine gerek kalmadan insanların et yiyebilmesi sağlanacak. Ancak hiç çekinceleri de yok değil tabi ki. Hemen şu soru akla geliyor acaba gerçek etle laboratuar eti nasıl ayırt edilecek? İnsanların güvenebilecekleri bir etiketleme sistemi oluşturmak pek kolay değil. Ne de olsa etiketler her zaman taklit edilebilir.
Benzer şekilde çevreciler de hayvanlar tarafından salınan sera gazlarının etkisi azalacağından laboratuarda üretilmiş etlere destek veriyorlar. Ne kadar olabilir ki diye düşünmeyin. Şu anda dünya sera gazı salınımının %18’i çiftlik hayvanları tarafından üretiliyor. Amerika için yapılan istatistiklere göre eti için beslenen hayvanların sayısının 2050 yılına kadar ikiye katlanması bekleniyor.
Eindhoven Üniversitesi fizyoloji profesörü Mark Post şöyle diyor: “Elde ettiğimiz ürün henüz zayıf bir kas yığını. Bu yığını bir şekilde çalıştırarak ve gerdirerek güçlendirmemiz gerekiyor. Şu an bunun üzerinde çalışıyoruz.”
“Bu ürün çevreye yararlı olduğu kadar hayvanların eziyet çekmesinin de önüne geçecek. Eğer et gibi tadı ve hissi olursa insanların satın alacaklarını düşünüyorum.”
“Bir hayvandan et alarak normalde bir milyon hayvandan elde edeceğiniz eti bu yöntemle üretebileceğiz.”
Bu tür ürünlerin henüz geliştirme aşamasında olduğu söylemiştik ancak beş yıl gibi kısa bir süre içinde marketlerde satılacağı iddiası kafalarda soru işareti uyandırmıyor değil. Son zamanlarda yaşanın GDO’lu ürünler tartışmasından sonra anlaşılan yapay et tartışmaları da ortalığı kaplayacak. Siz ne dersiniz? Tadı ve dokusu aynı olursa yapay et yemeyi düşünür müsünüz?